AİLEDE MERHAMET VE HUZUR ( 3)

AİLEDE MERHAMET VE HUZUR ( 3)

Kayınvalide Gelin İlişkisi  06 Haziran, 2020, yayınladığım mekalem ve GÜLDEREN kitabımdan keyifle okunan yazılarımdandır.

 Efendim..Yüzyıllardır süregelen ve zaman zaman esprilere konu olan gelin-kaynana çatışmalarının önemli sebebinin ön yargılar olduğu, gelinin kaynanaya, kaynananın geline karşı tutumununu peşin hükümlerin belirlediği ve kafalarında taşıdıkları ön yargılara göre davrandıkları bildirildi. Kayınvalide her şeyden önce gelinini bir yabancı ve bir düşman gibi görmemelidir. Kayınvalide, gelinine ’kızım’ der ve kızı gibi davranırsa, gelin de onu annesi gibi görecek ve ona göre hareket edecektir. Kayınvalide büyüklüğünü bilmeli, gelinin acemilik ve gençlik hatalarını büyütmemelidir. Özellikle de hatalarını başkalarının yanında söyleyip gelini mahcup etmek çok yanlıştır. Günümüzde biz istesek de, istemesek de görüşler, anlayışlar, adetler hızla değişmektedir. Bu nedenle, kayınvalide bazı değişiklikleri kabullenmeli ve sık sık ’bizim zamanımızda böyle değildi’ diye inatlaşmamalıdır.

Bazı kayınvalidelerin yaptığı gibi gelini kendi aile ve akrabalarından uzaklaştırmak doğru değildir.  "İlişki Terapistleri derlerki bugün çoğu kadının yaşadığı ortak bir problemi ele alıyor: Gelin-kayınvalide çekişmeleri…" Bu konuda her ne kadar çok yazılmış, üzerine filmler ve diziler yapılmış olsa da, her çağın gündemden düşmeyen baş konusu gelin-kayınvalide ilişkisidir. Hatta belki hatırlarsınız, birkaç yıl önce gazetede çıkan bir haberde; M.Ö. bilmem kaç yılına ait bir tablet bulunmuştu ve üzerinde bir kadının kocasına çiviyle yazdığı tablet mektubun sebebi kayınvalidesinden şikâyet etmekti. Belli ki bu konu, yüzyıllar öncesinden gelen ve muhtemelen önümüzdeki çağlarda da devam edecek bir sorun… Çünkü her kayınvalide bir şekilde gelinini onaylamıyor ve karısına uyduğu için oğluna da kızıyor ama birkaç kayınvalide bir araya geldiğinde dertleşip, geri adım atmak zorunda kaldıkları noktayı ise "ne yapayım, çocuğumun mutluluğu için katlanıyorum" diye açıklıyorlar. "Annelik" fedakârlığı yaptıklarını vurguladıkları bu noktada da birbirlerini takdir ederek yüceltiyorlar. Üstelik onların da kendi kayınvalideleri ile zamanında yaşadıkları problemler nedenleriyle daha antrenmanlı olduklarını da unutmamak gerek.

Eşinize asla "ya o, ya ben" demeyin. Kendinizi, size göre hatalı davranan bir insanla aynı kefeye koymanın mantığı yok. Üstelik hiç kimse tehdit altında seçim yaparak mutlu olmaz. “Kayınvalidenizden şikâyet edip durmak ve evdeki huzurunuzu bozmak yerine bu sorunu nasıl çözeceğinizi düşünün. Kayınvalidenizin size olan davranışlarını değiştirmek istiyorsanız, bu konuda sizin ne yapabileceğinizi düşünün. Kimse siz istiyorsunuz diye değişmez, ancak size nasıl davranılacağını siz belirlersiniz. Son olarak Sevgili kayınvalideler; Birçok erkek bu durumda karısına hak veriyor, fedakârlık yapması veya davranışlarını değiştirmesi gerekenin annesi olduğunu düşünüyor. Hatta birçok erkek, annesinin evliliği üzerindeki bu olumsuz etkisinden bizzat şikâyetçi! Ancak çoğu zaman, sadece "anne" olduğunuz için, anneleri üzmemek gerektiği, cennet anaların ayakları altında olduğu veya anne bedduası alanın iflah olmayacağı için ya tepki vermiyor ya da arayı idare etmeye çalışıyor, haberiniz olsun. Bilmem anlatabildim mi? Bana gelen sorulara cevaben ... Ben derimki .. EY GÜZEL GELİN KIZLARIMIZ  Düşünceli olun Kayınvalidenize biraz zaman tanıyın. Onun her normal insan gibi problemlerinin olabileceğini, yaşadığı olayların bir yansıması olarak bu şekilde aksi davranabileceğini göz önünde bulundurun. Emin olun siz ne kadar kibar ve anlayışlı olursanız her şey size pozitif olarak dönecektir. Ve en önemlisi o eşinizi doğrup büyüten emek veren bir annedir sizinde validenizdir bunu unutmayın, sizlerde evlatlarınızı  dünyaya getirip büyütürken yorulup emek sarfettiğiniz gibi...

MUHTEREME KAYIN VALİDELER Gelininiz başka bir ailede yetişmiş, farklı kişilik özelliklerine sahip olsa da son derece normal olan bir bireydir. Evlilik sonrası hemen aile ortamınıza ayak uyduramayabilir. ŞÖYLE DÜŞÜNMEKTE FAYDA VARDIR Ben oğlumu doğurmuş olabilirim, ama o benim sahip olduğum bir mal değil. Dolayısıyla eşi de benim sahip olmam gereken bir nesne değil. Oğlum bana emaneten verilmiş, yetiştirmekle mükellef olduğum ve varlığından mutlu olduğum bir bireydir. Yani hiçbir anne çocuğunun sahibi değildir ki kaybetmiş olsun. Oğlunuz bir yetişkindir, kendini ifade edebilir, bir sıkıntısı olduğunda kendini koruyabilir. Sizin oğlunuzu eşine veya eşinin ailesine karşı korumanıza gerek yok. Gelininizi kızınız gibi görmeli, onun da hatalarının ve acemiliklerinin olabileceğini unutmamalısınız. Oğlunuzun ayrı bir aile hayatının olduğunu kabul etmeli, onlar ihtiyaç hissetmedikçe müdahale etmemelisiniz. Unutmayın, problemlerini tecrübe kazanarak çözmeleri evliliklerinin güçlenmesine neden olacaktır. “Ne derseniz deyin  ne yaparsanız yapın tecrübeme dayanarak söylüyorum. Allah herşeyin hayırlısını versin gelininde kayın valideninde. Şayet Allah korkusu yoksa ağzınızla kuş tutsanız faydası yoktur. O bunu, öbürü şunu demişlerle bir ömür gecirmemek için ya sabır. İhtirasları ile şeytan nefislere tebelleş olup gider.  Yapılacak en güzel şey  nedir biliyormusunuz değerli kayın valideler  ve sevgili gelin hanımlar? Allah’a havale etmek  ve hidayet temenni etmek vesselam.  Selam ve dua ile 

KABENİN KOMŞUSU