Umre Yapmak Hac Yerine Geçermi

Umre Yapmak Hac Yerine Geçermi
Umre Yapmak Hac Yerine Geçermi
Umre Yapmak Hac Yerine Geçermi

Değerli kardeşlerim muhterem okurlarım. Zaman zaman bu tür sorular soruluyor, tabiki halk arasında buna benzer konuşmalar olduğundan dolayı acabalarla yaklaşılıyor.

Zayıf bir ihtimal de olsa; eğer bu soru, "Kaç umre haccın yerine geçer, diye düşünülürse artık kişinin hac yapmasına gerek kalmaz?" anlamında soruluyorsa, cevabı: Böyle bir şey yoktur. Bir milyon umre de olsa, hac yerine geçmez. Mesela : fazladan oruç tutmak, namazın yerine geçmediği gibi. Ramazan dışında devamlı oruç tutsak,Ramazan yerine geçmediği gibi. Geceler boyu namaz da kılsak, farz namazın yerine asla geçmediği gibi...

"Kaç umre, sevap bakımından bir hac sayılır?" sorusuna gelince; doğrusu kaynaklarda, böyle bir açıklamaya yer verilmemiştir. 

Hanefi ve Maliki mezheplerine  göre, umre sünnettir. Buna göre bakılırsa, hac ile umre arasında, farz ile sünnet arasındaki mesafe kadar fark vardır.

Şafii ve Hanbelilere göre, umre de farzdır. Bu görüş doğrultusunda konuya bakıldığında, ikisi arasındaki fark oldukça azalacaktır. Şafi ve Hanbelilere göre,

"Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın..." (Bakara, 2/196)

mealindeki ayette her ikisinin birlikte zikredilmesi, bu görüşü desteklemektedir. (bk. Nevevî, el-Mecmu, VII/7; Vehbe Züheyli, el-fıkhu'l-İslamî, III/18-19).

Tirmizi dışında, kütübü sitte'de yer alan bir hadis-i şerifte,

"Ramazanda yapılan bir umre hac kadar sevaplıdır." (Şevkânî, Neylu'l-Evtar, III/608)

denilmiştir. Kişilerin samimiyeti, ihlâsı, takvası, bilgisi, ibadetlerin faziletini eksiltip artırmakta önemli bir ölçüdür. “ziyaret, Kâbe ziyareti; imar” anlamlarına gelen umre fıkıhta ihrama girerek Kâbe’yi tavaf edip Safâ ile Merve arasında sa‘y yapmayı ifade eder. İ‘timâr “umreyi eda etmek”, mu‘temir “umreyi eda eden kimse” demektir. Gerek eda mekânı gerekse âdâb ve erkânı bakımından hac ve umrenin birçok ortak noktası vardır. Ancak hac hicrî takvimin belirli ay ve günlerinde eda edilen, umrede yapılanların yanında Arafat ve Müzdelife vakfeleri, Mina’da geceleme, şeytan taşlama gibi başka fiilleri de içeren kapsamlı bir ibadet ve İslâm’ın temel şartlarından biri olması dolayısıyla hac ve umreyi birbirinden ayırmak için hacca “büyük hac” (el-haccü’l-ekber; bk. et-Tevbe 9/3), umreye “küçük hac” (el-haccü’l-asgar; bk. İbn Hibbân, XIV, 504) denilir. Umre kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de aynı âyet içinde iki defa (el-Bakara 2/196), bir âyette de fiil şeklinde (el-Bakara 2/158) geçer. İlk dönemden itibaren hadis ve fıkıh eserlerinde müstakil başlık altında veya hac bölümü içinde umreyle ilgili rivayet ve hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca birçok âlim hac ve umreye dair müstakil eserler yazmış, bu konuda zengin bir literatür oluşmuştur.

Rabbim umre ve haccımızı kabul,

ibadetlerimizdeki samimiyetimizi daim eylesin inşallah.

KABENİN KOMŞUSU